Budapeşte Seyahat Rehberi

  • Budapeşte havaalanından merkeze gitme seçenekleri nelerdir, hangisi en mantıklı, en uygun fiyatlıdır?
  • Toplu taşıma bilet seçenekleri nelerdir, hangisi en avantajlıdır?
  • Hangi bölgelerde konaklanır, artıları eksileri nelerdir, nelere dikkat edilmelidir?
  • Budapeşte'de ne yenir - ne içilir, ünlü yemekleri nelerdir, nerelerde yenir, en iyi restoranlar ve mekanlar hangileridir?
  • Hediyelik ya da eve götürmelik neler alınır, neleri meşhurdur, nerelerde alışveriş yapılır?
  • Budapeşte güvenli mi? Dili ve para biriminin farklılığı sorun oluşturuyor mu? Nelere dikkat edilebilir?
  • Budapeşte'de gezilecek yerler nerelerdir, nasıl gezilmeli, nelere dikkat edilmeli, bilet gerektiren yerler ve bilet fiyatları nedir, biletler nerden alınır?
  • Budapeşte'de mutlaka yapılması gereken aktiviteler nelerdir?
  • Budapeşte'nin harabe bar kültürü nedir, nasıl deneyimlenir, nereler meşhur?
  • Budapeşte'nin termal hamam kültürü nedir, hangi tesisler uygundur, nelere dikkat etmeli, yerel halkın gittiği daha uygun fiyatlı az bilinen tesisler hangileridir?
  • Budapeşte ve Macaristan'daki Osmanlı'dan kalma yapılar nelerdir? Gezmek isteyenler için Gül Baba Türbesi, Osmanlı Paşalarının yaptırdığı termal havuzlar ve ülkedeki diğer Osmanlı izleri nelerdir?
  • Budapeşte yürüyerek gezilebilir mi, 1 günlük / 2-3 günlük en verimli yürüme rotaları nasıldır?
  • Budapeşte ulusal bayramları nasıl kutlanıyor?
  • Budapeşte'de müzeler ve Parlamento Binası ücretsiz gezilebilir mi?

Roma'da bulunduğum dönemde bir Avrupa Turu farzdı ve haftalar süren araştırmalarım sonrası bir ay boyunca normal boyuttaki tek sırt çantamla gezeceğim bir planla yola çıktım. Pek çok ülke görecektim ve bunlardan ilki Macaristan'dı.

Schengen ama bütçeyi çok aşmayan, Euro kullanılmayan, Osmanlı izlerini kaybetmemiş, Türk mutfağına benzediği için aç kalmayacağımız o ülke hakkında genel izlenimlerimi, kendi deneyimimi anlatırken sizin değerlendirebilmeniz için mevcut diğer seçeneklerden de bahsedeceğim seyahat rehberime HOŞGELDİNİZ!

Baştan söyleyeyim bu rehberde isimleri geçen hiçbir marka ya da mekanla işbirliğim yoktur. Tamamen deneyimlediğim ya da araştırıp kendime yaptığım plan ve listelerde yer alan yerleri sizle de paylaşıyorum, yani #reklam yok.

  • Budapeşte'ye Roma’dan Wizzair ile uçtum, aslında ucuz bir havayolu ancak tek başıma olacağım gerginliğiyle tüm planın mükemmel olmasını beklediğim için bilet fiyatı 5 katına çıktı. Erken rezervasyon şart!

İlk kez yurt dışına çıkacaksanız diğer ucuz bilet tüyoları dahil bilmeniz gereken her şey: Sıfırdan Yurt Dışına Çıkma Rehberi

  • Uçak 4 saat rötar verdiği için gece indim. Yeni bir ülkede gece yarısı tek başıma olmak biraz gerdi ama havaalanından merkeze inmesi çok kolay, belediye otobüsleri kapıda bekliyor, otomatlardan bilet alıp hemen binebiliyorsunuz. Muavin kapıda bileti yırtarak valide ediyor. Otomatta euro geçersizdi, kredi kartım da çalışmadı o an. Ordaki insanlara rica ederek değeri karşılığında euro vererek alabildim.

Budapeşte Ferenc Liszt Uluslararası Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım:

1. 100E Express Shuttle

Benim tercih ettiğim, şehir merkezine (Deák Ferenc tér) direkt giden belediye otobüsü. Ancak normal biletler geçerli değil. 2200 HUF (yaklaşık 6 euro)'luk biletleri BKK mobil uygulaması, havaalanı terminal 2 çıkışının önündeki bilet makineleri veya şoförden alarak 05:00–00:30 arası her 15-20 dakikada bir kalkan otobüslere binerek rahatlıkla şehir merkezine ulaşırsınız. 3 durağı var ve Google Maps gayet güzel çalışıyor. Konaklamanıza en yakın olan durağı seçersiniz. Son durakta indim ve gece olduğundan 20 dakika bile sürmedi. Normalde 30-40 dakika arası sürüyormuş.

2. 200E Otobüsü + Metro

Daha ucuz olan aktarmalı seçenek. 200E otobüsüne binip Kőbánya-Kispest durağında iniyorsunuz → ardından Metro M3 hattıyla şehir merkezine (Deák Ferenc tér, Nyugati pályaudvar, vs.) devam ediyorsunuz. Normal toplu taşıma biletleri geçerli oluyor. Bu yöntem özellikle toplu taşıma kartınız varsa daha mantıklı olur (24 saatlik kart vb.) Kartınız yoksa da ekonomik. Havalimanı → Merkez toplamda 2 bilet = 2×450 HUF (yaklaşık 2,5 €). Biletleri: BKK makinesi, uygulama veya kiosklardan alabilirsiniz. 45-60 dk sürüyor.

3. Taksi (Resmi: Főtaxi)

Havalimanının resmi taksi şirketi var. Főtaxi uygulaması ile taksi çağırabilir veya havalimanı kioskundan sıra alabilirsiniz. Birkaç kişiyseniz ve valizleriniz fazla ise mantıklı olabilir. Taksi sırası terminalin hemen önünde – dolandırıcılardan uzak durun! Taksimetre açılıyor, pazarlık durumu yok. Ortalama fiyat: 8.000–10.000 HUF (yaklaşık 22–28 €).

4. MiniBUD Shuttle

Diğer yolcularla paylaşılan, otelin konumuna göre 6-10 Euro tutan havalimanının resmi shuttle servisi. Online rezervasyon: www.minibud.hu

Toplu Taşıma

Budapeşte’de tüm toplu ulaşım araçları BKK tarafından işletiliyor. Tek biletle metro, tramvay, otobüs veya HÉV (banliyö treni) gibi araçlarda seyahat edebilirsiniz (şehir içi geçerli HÉV hatları dâhil ancak şehir dışı için ek bilet gerekir). Ancak Buda Kalesi füniküleri (sikló) ve bazı tekne hatları kamu biletleriyle çalışmaz, bunlar için ayrı ücret ödenir.

Tek kişi tek biniş bileti: 500 ft (450'ydi zamlandı)
30 dk geçerli bilet: 600ft
90 dk geçerli bilet: 850 ft (sadece mobil)
24 saat sınırsız kart: 2750 ft
72 saat sınırsız kart: 5750 ft
10’lu bilet paketi: 4500 ft
Airport shuttle 100E: 2200 ft tek yön
200E + metro: 1000ft

Aktarma yapmak zorundaysanız dakika bazlı biletler daha mantıklı. 10'lu bilet tek tek almaya göre daha ucuz. 2-3 gün kalıp sık otobüs kullanacaksanız günlük biletler daha uygun.

Biletsiz asla binmeyin, sık sık kontrol yapılıyor. Cezası o an öderseniz 12.000 ft, sonrasında öderseniz 25.000 ft.

Uygulama: Budapest GO

Tüm detayları bulacağınız resmi site: BKK

Güvenlik: Uçağım rötar yaptığı için gece indiğim şehirde tek başıma yürürken gerildim çünkü tam otobüsten indiğim yerde uyuyan ve gezen onlarca evsiz vardı ama kendi alemindeydiler, diğer günler de hem sabah çok erken saatlerde hem de akşam saatlerinde dışarda vakit geçirdim ama hiç güvensiz hissetmedim. Aslında Avrupa’nın en güvenli başkentlerinden biri olarak geçiyor, temel önlemler yeterli olur.

Ev sahibime göre özellikle 7. bölge (Erzsébetváros) civarında gece dikkatli olunmalı. Yani, konaklamayı burdan tutarsanız çok geçe kalmayın. Bu bölgede başka bir arkadaşım yalnız konakladı, çok geç saatlerde gitmediği için hiç sorun olmadı ama biraz gürültülüydü.

Para Birimi: Macaristan, Euro kullanmayan Avrupa ülkelerinden biri. HUF kullanılıyor. Tabii ki turistik yerlerde euro ile de alışveriş yapabilirsiniz ancak kötü bir kura maruz kalır ve her seferinde fazla ödeme yaparsınız.

  • Havaalanlarında asla kur değişimi yapılmaz, merkezde de yapmadım geri kalan her yerde (%95) kart geçerli oldu, kabul etmeyen bir iki küçük markette de değerinin belki biraz üstünden euro ile hallettim ki illa oradan almak da zorunda değildim.

HUF yapacaksanız az miktarda yapın da sonra elinizde kalan parayı dönüştürmeye uğraşmayın.

Döviz bürolarında veya havaalanında yüksek komisyonlarla para bozdurmayın, karşılaştırıp en iyi kuru bulun. Para çekecekseniz bankanın içinde olan ATM’leri tercih edin.

  • Para hesaplaması kafa karıştırıcı, başta her şey çok pahalı gibi geliyor.
  • Sürekli kontrol etmek yerine, 1000 HUF : 2,5 EUR : 120 TL gibi genelde bunun katlarını çarparak kafadan hesaplamaya çalışabilirsiniz, bir süre sonra alışıyorsunuz. (Malum TL her an değişiyor, gitmeden kontrol edin, ben yazıyı tamamen bitirene kadar 10 TL arttı.)
  • XE Currency uygulaması ile ya da internet araştırması ile de hızlıca dönüşüm yapabilirsiniz.

Dil: Alfabesi bile farklı nasıl iletişim kurarım acaba diyordum ama nerdeyse herkes çok iyi ingilizce konuşuyor. Roma'dan gidince beklentim çok düşmüş olsa gerek karşılaştığım herkesin müthiş bir aksan ile konuşması beni çok şaşırttı.

Evim konumu itibariyle aşırı kullanışlıydı, mesela aşırı sıcaklarda dinlenmek, bir şeyler atıştırmak için geri dönmek, gece nehir kenarında yürümeye, gün doğumunda Balıkçı Tabyasına gidip dönmek gibi… Her yere yürüme mesafesinde, nerdeyse hiç toplu taşıma ihtiyacım olmadı.

Buda tarafları sıkıcı ve sakin deniyor ama belki de benim konaklamam tam Buda’nın sınırında olduğu için hiç öyle hissetmedim. Belki daha içleri için bu durum geçerli olabilir.

Budapeşte'de Konaklama Seçimi

Avrupa'nın her şehrinde olduğu gibi Budapeşte de bölgelere ayrılmış. Toplam 23 bölgesi olsa da bir turist olarak konaklama için uygun ilginize ve bütçenize göre tercih edebileceğimiz 5-6 bölgesi var.

En önemli ayrım Tuna Nehri'nin ayırdığı Buda ve Peşte bölgeleri. Buda yaşlı ve sakin, Peşte daha genç ve hareketli.

Buda Tarafı (1. Bölge – Castle District): Buda Kalesi, Balıkçı Tabyası, Matthias Kilisesi burada. Benim tercih ettiğim yer burası oldu. İçleri belki bahsedildiği gibi sıkıcıdır ama benim gibi sınırında kalırsanız hem her yere yürüme mesafesinde hem de tarihi yapılar arasında konaklama şansınız olabilir.

Belváros – Lipótváros (5. Bölge): Parlamento Binası, Aziz Stefan Bazilikası, Zincirli Köprü, Váci Utca'nın olduğu en turistik ve en merkezi bölge. Doğal olarak pahalı da. Restoranlar, kafeler, mağazalar, müzeler hemen elinizin altında. Metro ve tramvay hatlarına çok yakın.

Erzsébetváros (7. Bölge): Ruin barlar, gece hayatı ve gençler için popüler olan, Yahudi Mahallesi, sinagoglar, sanat galerileri bulunan hareketli ve gece geç saatlerde bir tık güvensiz olabilen, gürültülü ve kalabalık ama metro ve tramvayla çok rahat ulaşılabilen ve uygun fiyatlı konaklanabilen bir bölge.

Terézváros (6. Bölge): Opera Binası, Andrássy Avenue, butik mağazalar bulunan şık, sakin ve şehir merkezine yürüme mesafesinde olan bir bölge.

Evimle aynı sokakta olan bir mekana kahvaltı için iki kez gittik. Uygun fiyatlı, lezzetli seçenekleri vardı.

Hatta içeriğinde bacon bulunan bir bageli baconsuz yapmalarını istedim. Arkadaşımın siparişiyle birlikte bana önden portakal suyu getirdiler ve sizin siparişinizi unutup yanlış hazırlamışız, birazdan getireceğiz beklerken boş durmayın diye kendi sıktığımız portakal suyundan getirdik, dediler. Sizinki de birazdan gelecek deseler, unutup yanlış hazırladıklarını bilmeyecektim ve zaten bekleyecektim ama tatlı bir hareketti.

Sadece mekândaki şarkı seçimleri sabah kahve ile ayılıp kahvaltı yapmaya çalışan insanlar için fazla uyumsuzdu ama konum kahvaltı yapıp gezmeye başlamak için harika: 📍Zërgë Coffeeshop

New York Cafe ve Parisi Pasage gibi lüks mekanlar atmosfer için çok güzel ancak lezzet ve bütçe olarak kesinlikle değil. Güzelliklerine diyecek bir sözüm yok, zaten atmosfer vaadi veren mekanlarda lezzet beklentisi düşük olmalı. O ortamda bulunmak için sadece sunuma odaklanılmış lezzetsiz/sıradan bir tatlı + kahveye onlarca euro harcamak isteyip istemediğinize karar verin, dışarda bir büfeden yediğim baca tatlısı bile daha lezzetliydi. Onun yerine gidip görülüp oturmadan daha yerel ve sakin restoranlar tercih edilebilir. Böyle söylesem de ben de atmosferi için gittim. Hepimiz bir nebze popüler kültürün kölesi değil miyiz 🙂

New York Cafe için sabahları sırayla, akşam yemeği için rezervasyonla alıyorlar. Öğleden sonra gittiğimde sırada sadece birkaç kişi vardı ama tabii ki birilerinin kalkmasını bekliyorsunuz.

Budapeşte'de Ne, Nerde Yenir?

Ünlü Yemekler - Restoranlar

Macar mutfağı klasik Avrupa lezzetlerinden farklı Türk damak tadına uygun bi sürü yemeğe sahip bence! En önemlisi bizim gibi etoburlar.

Gulaş en ünlüsü, sebzeler ve genelde dana eti ile çorba/yahni kıvamında yapıyorlar ve elbette bol bol paprika (daha kıvamlısı Pörkölt bir de erişte oluyor yanında Galuska)

Paprikás Csirke yani paprikalı tavuk, yine erişte ile geliyor ben bu yemeği daha çok sevdim.

📍Parisi 6, Gettó Gulyás, Hungarikum Bisztró

Töltött Káposzta, bizim lahana sarmasına benziyor: içini füme et, pirinç ve paprika ile dolduruyolar krema gibi bir şeyle birlikte geliyor.

Halászlé diye Tuna nehri balıklarıyla yapılan çorbaları ünlü.

Bizim pişiye benzeyen Lángos adında kızartılmış hamurları var krema ile satılıyor.

📍Retro Lángos Büfé’de meşhur.

Rántott Sajt yani paneli kızartılmış çıtır peynir, vejetaryen güzel bir seçenek patates püresiyle geliyor.

Herkesin sosyal medyadan aşina olacağı baca tatlısı yani Kürtőskalács mutlaka deneyin, dondurma ve meyvelerle doldurulduğu versiyonları yaz için daha fresh oluyor.

📍Molnár’s Kürtőskalács, Street Food Karaván Budapest (bu bir sürü sokak lezzetinin satıldığı bir yer, fiyatlar makul)

Dobos Torte, Somlói Galuska diğer tatlı çeşitleri

İlgilileri için Palinka macarların rakısı gibi, Egri Bikavér, Tokaji Şarabı da diğer ünlü içkiler

Gitmek için listeme eklediğim diğer yerleri de bırakayım. (Yahudi Mahallesi'nden bahsederken birkaç kosher restoran eklemesi de yapacağım, ilk etapta listemde olmayıp özellikle kosher arayışında karşıma çıktığı için bu listeye eklemiyorum.)

RESTORAN:

Mazel Tov
Menza Etterem és Kavehaz
Fat Mama
VakVarju Restaurant
Trofea Grill Restaurant
Twentysix Budapest

KAFE:

Cirkusz Café
Cat Café
Zoo Café

MANZARALI MEKAN-ROOFTOP:

PONTOON
High Note SkyBar
Leo Rooftop Budapest
Liz & Chain Rooftop Bar

Budapeşte'den Ne Alınır, Neyi Meşhur?

Eve Götürmelik/ Hediyelik

  • Paprika (Acı/Tatlı Toz Biber): Macaristan’ın, ulusal baharatı. Nerdeyse her yemeklerinde var. O yüzden mutlaka alın. Eve götürmelik/ hediyelik en iyi seçeneklerden biri. Benim gibi acı (csípős) sevmeyenler tatlı (édes) tercih edebilir.
  • Acı Biberli Bal / Lavanta Balı: Tokaji bölgesi lavanta balı ve acılı balıyla ünlü.
  • Tokaji Şarabı (Tatlı beyaz şarap): Tokaji Aszú dünyaca ünlü, Avrupa'nın en eski tatlı şaraplarından biri
  • Rubik Küp: Macar mühendis Ernő Rubik tarafından icat edildiği için burdan almak anlamlı olabilir. Orijinal kutulu versiyonları veya Macaristan temalı özel baskıları hediyelik olarak çok uygun.
  • Herend veya Zsolnay Porselenleri: Macaristan, Avrupa’nın en prestijli porselen markalarına sahip. Türkiye’de lüks butiklerde çok pahalı; Budapeşte’de ana mağazalarında çok daha uygun.
  • Matyó veya Kalocsa işlemeli tekstil ürünleri

Budapeşte’de bazı dünyaca ünlü markalar Türkiye’ye kıyasla daha uygun fiyatlı olabilir ama "sırf ucuz olduğu için alışveriş yapılacak bir alışveriş cenneti" değil kesinlikle.

  • Avrupa Menşeli Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri: The Ordinary, CeraVe, Nivea, La Roche-Posay, Vichy → Rossmann, DM, Müller mağazalarında uyguna bulunabilir.

Alışveriş İçin Uygun Yerler

  • Merkez Hali: Turistik ama geleneksel. Hediyelik, paprika, içki vs. bulabilirsiniz.
  • Váci Utca: Ünlü markaların mağazaları bulunur (Zara, Mango, H&M…)
  • Arena Mall, WestEnd City Center: Büyük AVM'ler
  • DM, Rossmann, Müller: Ucuz kozmetik, vitamin ve kişisel bakım ürünleri için ideal.

Budapeşte'de Gezilecek Yerler

Buda Kalesi:

Aslında burası pek çok yapının bulunduğu bir kompleks. Buraya tarihi funiküler ile, otobüs ile ya da yürüyerek çıkabiliyorsunuz. Füniküleri dışardan izlemesi daha keyifli bence, çok zorlu olmayan, harika bir Tuna Nehri ve Parlamento Binası manzarası eşliğinde tırmanış benim tercihim oldu.

Nostaljik bir ulaşım deneyimi yaşamak için füniküler tercih edilebilir. 1850'den beri çalışıyor. Gidiş dönüş bilet 4000 HUF.

Kraliyet Sarayı (Budavári Palota): Kale kompleksinin en büyük yapısı ve içinde 2 büyük müze var. Macar Ulusal Galerisi ve Budapeşte Tarih Müzesi.

Macar Ulusal Galerisi'nde Orta Çağ’dan günümüze Macar resim ve heykel sanatı sergileniyor. Giriş: 5400 HUF, rezervasyon: resmi site. Sarayın kubbesine çıkarak Tuna Nehri, Parlamento ve Pest yakasını 360° görebiliyorsunuz.

Budapeşte Tarih Müzesi daha çok kalenin yapılışı ve tarihi hakkında bilgiler veriyor. Kale’nin Bizans, Osmanlı ve Habsburg dönemlerine ait detayları, kazılardan çıkan tarihi yapılar, zindanlar, orijinal saray odaları gezilebiliyor. Bilet: 1900 HUF, Rezervasyon: resmi site

Kraliyet Sarayı önünde, av sahnesini betimleyen görkemli bir heykel bulunuyor, tam fotoğraflık, Matthias Çeşmesi.

Sándor Sarayı önünde her saat başı küçük, öğlenleri tam gösteri şeklinde nöbet değişim törenleri oluyor. Macaristan Cumhurbaşkanı’nın resmi konutu ve içi ziyarete açık değil.

Komplekste gezip görebileceğiniz rengârenk evler, antikacı dükkanları, yerel zanaatkarlar, Osmanlı ve Habsburg döneminden kalma taş sokaklar da var.

Balıkçı Tabyası:

Kale kompleksinde yer alan, bahsettiğim yapılara yürüme mesafesindeki kendinizi bir masalın içinde hissedeceğiniz kuleler ve teraslara sahip ilginç bir yapı. Balıkçı Tabyası, aslında “eski” değil, tarihi anımsatan “yeni” bir yapıymış. Macaristan’ın kuruluşunun 1000. yılı anısına Tarihi Budin şehri ile Macar kraliyet tarihini onurlandırmak amacıyla tarihi-masalsı bir tarzda inşa edilmiş. Yani aslında gerçek bir orta çağ savunma yapısı olan "tabya" değil. Balıkçı ismi de bölgeyi koruyan balıkçılardan ya da burada kurulan balık pazarından geliyor. 7 kulesi, Macarları Avrupa’ya getiren 7 kabileyi temsil ediyor.

Pest yakasını, Parlamento’yu ve Tuna’yı gören en güzel manzaralardan birine sahip. Gün arkasından battığı için en mantıklısı gün doğumunda gitmek. Hem kalabalıktan kaçınmış hem de gün doğumunu önünüze almış olursunuz ve Parlamento Binası’na altın ışıklar düşer. Gün batımında da yine yeryüzündeki o soft renk ve açılan ışıklarla çok güzel manzaralar yakalayabilirsiniz. Budapeşte'nin fotoğraf çekilecek en güzel noktalarından biri.

Gündüz üst kulelere çıkış ücretli (yaklaşık 1.500 HUF), ama erken sabah (08:00 öncesi) ve akşam 20:00 sonrası ücretsiz giriş mümkün. Alt kuleler her zaman ücretsiz.

Matthias Kilisesi:

Osmanlı döneminde camii olarak da kullanılmış, çatısı mozaik, içi freskler ve vitraylarla süslenmiş, Kraliçe Elisabeth’in taç giydiği kilise.

Bilet: 3100 HUF, Rezervasyon: resmi site

Zincirli Köprü:

Buda ve Peşte'yi Tuna Nehri üzerinden birbirine bağlayan köprülerden en ikonik olanı ve en eskisi. Macar Ulusal Bağımsızlık simgesi olarak görülüyor çünkü Avusturya-Macaristan döneminde şehri bütünleştiren ilk yapı. Köprünün her iki ucunda taştan yapılmış büyük aslan heykelleri var ve efsaneye göre aslanların dili olmadığı için heykeltraşı intihar etmiş. Demir zincirlerle asılmış gibi görünen yapısıyla ünlü olduğu için halk arasında "Zincirli Köprü" olarak anılıyor. Köprü hem yaya hem araç geçişine açık. Benim ziyaret ettiğim günler içinde, (aynı zamanda festival dönemine denk geldiği için normali nasıl tam bilemesem de) hafta sonunda araç geçişine tamamen kapanmıştı ama büyük bir insan trafiği oluşuyordu. Araç geçişi varken köprü en azından ara ara boş kalabiliyor ve arkasındaki Buda Kalesi ile birlikte daha güzel fotoğraflar çekilebiliyor. Gün kale ve tabya arkasından battığı için, köprünün Peste tarafındaki ucundan harika manzaralara şahit olunabiliyor.

Macar Parlamento Binası:

Sadece Budapeşte'nin değil tüm Macaristan'ın en görkemli yapılarından biri. Macaristan’ın en büyük binası, dünyanın en büyük 3. parlamento binası. Macaristan’ın 896’daki kuruluşunu temsil edecek şekilde kubbe yüksekliği 96 metre. Kubbesiyle Parlamento ve Aziz Stefan Bazilikası aynı yüksekliğe sahip. Bu da seküler ve dini güçlerin eşitliğini simgeliyor.

Bence bu bina hem yakınından hem de Tuna Nehri'nin karşısından, hem gündüz hem de gece ışıklar açılınca mutlaka görülmeli. Işıklar açıkken önündeki havuza yansıyan görüntüsü eşsiz bir manzara sunuyor. Gündüz gözüyle de, gece fark edilmeyen tüm detaylar fark ediliyor.

Ben hem akşam ışıklar açıkken hem de gündüz; Zincirli Köprü'nün Buda tarafından başlayıp Tuna Kıyısı boyunca Margaret Köprüsü'ne yürüdüm, köprüyle Peste tarafına geçerek Parlamento Binası'na ulaştım ve yine Tuna boyunca yürüyerek Zincirli Köprü'ye ulaştım. Hem manzara eşliğinde güzel bir akşam / sabah yürüyüşü oldu hem de yol boyunca güzel manzaralarla fotoğraf çekme şansım oldu.

45 dakikalık, Türkçe dahil 18 farklı dil seçeneğiyle rehberli turlarla gezilebiliyor. 8 farklı dilde sesli rehber de mevcut. Tur boyunca büyük merdiveni, kubbe salonunu, genel hükümetin salonunu ve Genel Meclis'in toplantı odasını görebilir ve Meclis'in tarihi ve mimarisi ve içindeki sanat eserleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Detaylar: resmi site

Peki ücretsiz gezilebilir mi?

Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar Anıtı:

Parlamento Binası ile Zincirli Köprü arasında, Tuna Nehri'nin Peste kıyısında, 1944-45 yıllarında Nazi yanlısı Arrow Cross milisleri, yüzlerce Yahudi’yi getirip ayakkabılarını çıkarttırdıktan sonra Tuna’ya karşı dizip kurşuna dizdiler. Cesetleri nehre düşüp sürüklendi. O insanların ardında kalan tek şey ayakkabılarıydı. Tam aynı yere 2005 yılında sanatçılar Gyula Pauer ve Can Togay tarafından 60 çift demir döküm ayakkabı — kadın, erkek ve çocuklara ait — doğal boyutta tasarlanıp yerleştirildi. Bazılarının yanında Yahudi anma kültürünün bir parçası olan mumlar, çiçekler ya da taşlar da bulunuyor.

Aziz Stefan Bazilikası:

1000 yılında taç giyen Aziz Stefan, Macaristan’ın ilk kralıdır ve mumyalanmış sağ eli cam fanus içinde, bu bazilikada özel ışıkla sergilenir. Akşamları org konserleri ve klasik müzik dinletileri düzenleniyor.

Dini ve seküler güçlerin eşitliğini vurgulamak amacıyla Parlamento ile aynı yükseklikte olup şehrin en yüksek yapılarından biridir.

Ana ibadet alanına giriş ücretsiz (!) ancak bağış isteniyor (2400 HUF).

Kubbe ve panoramik terasa çıkış ücretli (4500 HUF).

Kubbeye asansör + merdiven kombinasyonu ile 96 m yüksekliğe çıkılıyor ve Budapeşte’nin panoramik manzarası için en iyi noktalardan biri!

Macaristan Devlet Opera Binası:

Avrupa’daki en iyi 5 opera salonu arasında kabul edilir. Göz alıcı mermer merdivenler, altın varaklı süslemeler, freskler ve kristal avizelerle dekore edilmiş.

Genelde Eylül – Haziran arası opera, bale, klasik konserlerle yoğun olur, yazın sınırlı etkinlik oluyor. Gösteri bilet fiyatları 2500–18000 HUF arasında değişiyor opera.hu veya gişeden önceden almak gerekir.

Opera izlemeseniz bile rehberli turlar ile binayı gezebilirsiniz. Tarih, mimari, opera kültürü anlatımı + küçük müzik performansıyla 60 dakika süren İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca dil seçenekleriyle 10500 HUF ile opera ziyaret edilebilir.

Andrássy út:

Budapeşte’nin en prestijli, zarif ve tarihi caddesi, hem mimarisi hem de kültürel duraklarıyla UNESCO Dünya Mirası listesinde. Budapeşte’nin ruhunu hissetmek, şehri yürüyerek keşfetmek ve şık bir atmosferde zaman geçirmek isteyenler için ideal bir rota. Baştan sona yaklaşık 30 dakikada rahat yürünüyor.

Cadde boyunca pek çok görülecek yapı var. Macaristan Devlet Operası, tarihi konaklar ve villalar, Drechsler Sarayı (şimdi W Budapest Hotel) gibi.

Özellikle Oktogon'dan sonra cadde boyunca lüks konutlar, elçilikler ve konaklar bulunur. Pek çok bina 19. yüzyıldan kalma ve koruma altında.

Cadde üzerinde şık kafeler, dünya mutfağından restoranlar ve bazı zincir markalar bulunuyor. Lüks butik markalar (Louis Vuitton, Gucci, Michael Kors vs.), kitapçılar ve sanat galerileri yer alıyor.

Kahramanlar Meydanı:

Andrássy út bitişinde, Şehir Parkı'nın girişinde yer alıyor. Merkezde 36 metrelik bir sütun ve tepesinde Başmelek Cebrail heykeli var. Elinde kutsal taç ve haç tutar. Altında atlı heykellerle Macar halkının kurucusu Arpad ve 6 savaşçı kabile lideri tasvir edilir. Meydanın yarısındaki dairesel sütunlarda Macaristan’ın tarihindeki önemli krallar, liderler ve figürlerin heykelleri yer alıyor.

Meydana giriş ücretsiz. Ulusal bayramlarda (15 Mart, 20 Ağustos, 23 Ekim) anma ve kutlama törenlerine ev sahipliği yapıyor. Ben 20 Ağustos için hazırlıklara denk geldiğim için meydanı sadece dışardan görebildim.

Vajdahunyad Kalesi:

Hem mimarisi hem hikayesiyle oldukça ilgi çekici çünkü her ne kadar eski görünse de Balıkçı Tabyası gibi yeni bir yapı. 1896’da Macaristan’ın 1000. kuruluş yılı anısına tahta ve kartondan yapılan geçici yapının 1908 yılında taş ve tuğladan yeniden inşa edilerek kalıcı hale getirilmiş versiyonu. Macar mimarlık tarihinin farklı dönemlerini tek yapıda göstermek için kale kompleksinde dört farklı dönemi temsil eden kısımlar var: Romanesk giriş, Gotik kule ve surlar, Rönesans kemer ve süslemeler, Barok cepheler ve balkonlar...

Kale avlusuna giriş ücretsiz; içeride klasik müzik çalıyor ve kendinizi başka bir zamana ışınlanmış gibi hissediyorsunuz.

Kale içinde Avrupa’nın en büyük tarım müzesi bulunuyor. Müzeye giriş ücretli.

Başında kukuletası olan 12. yüzyılda yaşamış, kimliği bilinmeyen bir tarihçiyi temsil eden bir adam heykeli var. Heykele dokunmanın ilham ve yazarlık yeteneği verdiğine inanılıyor.

Şehir Parkı (Városliget):

Hem yerel halkın hem de turistlerin dinlenmek, gezmek ve eğlenmek için tercih ettiği bir bölge. Parkta göl ve kale manzarası karşısında serinleyip dinlenmek çok keyifli. Festival sırasında çeşitli el emeği ürünler ve yemekler satılan tezgahlar da kurulmuştu. Yazın kayık kiralanabilir, kışın buz pateni yapılır. Yürüyüş, koşu ve bisiklet yolları, pikniklik alan ve kitap okumalık banklar bulunuyor.

Çocuklu ailelerin ilgisini çekebilecek sirk ve hayvanat bahçesi, sanat ile ilgili olanların gezebileceği Macar Güzel Sanatlar Müzesi ve Műcsarnok (Sanat Galerisi), Macar Müzik Evi de yine park içerisinde bulunuyor.

Avrupa’nın en büyük ve en ünlü açık hava termal banyolarından biri olan Széchenyi Termal Hamamı, hem açık hem kapalı havuzlar, saunalar, masaj hizmetleri ve ikonik yerel halkın satranç oynadığı sıcak su havuzları sunuyor. Giriş: 8.000-11.000 HUF (yaklaşık 20-28€)

  • Metro ile hızlıca gidebilirsiniz ben ünlü bir cadde olan Andrassy Ut boyunca yürüyüp yol üstü güzelliklere şahit olmayı tercih ettim, dönerken de daha ara sokaklarda yürüyerek şehri tanımaya çalıştım. Şehirde pek çok ara sokakta küçük seyyar kitapçılar bulunuyor, hem hediyelik hem şehri hatırlatan fotoğraf için çok tatlı.

Yahudi Mahallesi:

Tarih, kültür ve modern yaşamın iç içe geçtiği, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan trajik olayların izlerini taşıyan ve şehrin en canlı, yaratıcı ve genç enerjili mahallesi. Görülecek ve yapılacak pek çok şey var.

Avrupa’nın en büyük, dünyanın 2. en büyük sinagogu, Büyük Sinagog - Dohány Sokağı Sinagogu, 3000 kişilik kapasiteye sahiptir ve vitraylar, yıldız motifli tavan ile cami mimarisinden etkilenmiş yapısı dikkat çekicidir.

Bahçesinde "Raoul Wallenberg Anıt Bahçesi" ve ağaç şeklindeki Holokost Anıtı, bitişiğinde Yahudi Müzesi bulunur.

13.000 HUF'luk giriş bileti ile sinagog + Yahudi Müzesi + Anma Bahçesi gezilebilir. Bilet: resmi site

Duvar resimleri, barlar, kafe ve müzikli sokakları olan mahallenin kalbi Kazinczy Utca, butikler, tatlıcılar, kültürel mekânlar bulunan Dob Utca, Yahudi mahallesinde gezilecek sokaklardan ve akşam canlı müzikler, barlar ve restoranlarla dolu bir pasaj olan Gozsdu Udvar akşam mutlaka görülmeli.

Hassasiyeti olanlar için bu mahalledeki kosher restoranlarda domuz eti kullanılmadığından emin olduğunuz yemekler yenilebilir. Daha önceki listemde verdiğim Mazel Tov da aslında bir kosher restoran ama fazlasıyla turistik olduğu için kosher olmayan yemekleri de var. Modern bir "ruin bar-restoran", geleneksel Yahudi & Orta Doğu lezzetlerini şık sunumla veriyor. Atmosfer için gidilebilecek mekanlardan. Hassasiyetleriniz açısından mutlaka öncesinde içeriğini sorduğunuzdan emin olun.

Konusu geçmişken aralarında tercih yapabileceğiniz birkaç kosher restoran ismi daha vereyim: Carmel Étterem (tamamen kosher), Hanna Étterem (kosher seçenekli, Sinagog yakınında), Rosenstein Restaurant (Macar + Kosher karışımı, Macar yemeklerinin denenmesi açısından uygun)

Budapeşte’nin dünyaca ünlü ruin bar kültürü yine bu mahallede deneyimlenebilir. Eski, terk edilmiş binaların ve harabe avluların restore edilmeden, bohem bir tarzda dekore edilip barlara dönüştürülmesiyle ortaya çıkmış bir kültür. Sanat galerisi, konser alanı, bar, kafe, sinema, hepsi bir arada olabiliyor. Gündüzleri sakin, kafe gibi çalışıyor; akşamları akşam 7–8’den sonra kalabalıklaşıyor. DJ setleri, canlı müzik, dans, hatta film gösterimleri yapılabiliyor.

İlk ve en ikonik en bilinen ruin bar: Szimpla Kert'te aklınıza gelen her türlü çer çöpü öylece getirip dekor için koydukları çok katlı, avlu düzeninde; her odada farklı müzik türü çalan ilginç bir yer.

Budapeşte’nin en büyük gece kulübü kompleksi: Instant-Fogas Complex,

Ellátó Kert, Dürer Kert, Csendes Vintage Bar gibi diğer az bilinen seçenekler de var.

Váci utca:

18-19. yüzyıldan kalma klasik Avrupa şehir mimarisi olan Budapeşte’nin en ünlü ve en turistik caddesi; şehrin alışveriş, yeme-içme ve yürüyüş açısından en canlı noktalarından biri. İstiklal Caddesi'ne benzetilebilir.

Macar el işi ürünlerinden dünyaca ünlü markalara kadar çok sayıda butik ve mağaza var. Hediyelik eşya dükkanları, lavanta sabunları, paprika paketleri, porselenler, “I ❤️ Budapest” temalı ürünler satılıyor. Zara, H&M, Mango gibi zincirler de mevcut ama fiyatlar Türkiye’den ucuz değil. Turistik ama şık kafeler var Gerbeaud’un bir şubesi, Hard Rock Cafe tarzı yerler. Bence bu cadde mutlaka görülmeli ama alışveriş ya da yeme içmeyi daha az turistik yerlerde daha uygun fiyatlarla yapabilirsiniz.

Macar Ulusal Müzesi:

Roma döneminden Orta Çağ’a, Osmanlı döneminden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na kadar uzanan dönemleri kapsayan Macaristan’ın tarihini anlatan arkeolojik eserler, silahlar, zırhlar, yazılı belgeler, takılar ve dini objeler sergileniyor. Tarihi kostüm ve eşyalar, Macarların Habsburg yönetimine karşı başkaldırısını belgeleyen önemli bölümler, Macar bilim insanlarının ve sanatçıların icatları ve katkıları ile ilgili bölümler kalıcı sergiler olarak sergileniyor.

Giriş 3500 HUF ancak özel geçici sergiler için ek ücret gerekiyor. Tamamına erişim diğer sergilerin ücretlerine göre değişen bir ücretle ayrı ayrı almaya göre daha uygun olacak şekilde satılan biletlerle mümkün. Rezervasyon: resmi site.

Metropolitan Ervin Szabó Kütüphanesi:

Wenckheim Sarayı'nın içindeki okuma salonları altın varak süslemeler, freskli tavanlar, büyük avizeler ve ahşap merdivenlerle dolu. İç avlusu cam kubbeyle kapatılmış; inanılmaz atmosferli bir okuma alanına dönüşmüş. Büyük ejderha heykelleriyle her köşesi görsel bir şölen.

Üyelik ücretsiz, ancak yıllık 400 HUF ücretle okuma kartı gerekiyor; bu kartla giriş yapıp kitap okuyabilirsiniz. Sadece günlük turistik ziyaret için: 2000 HUF, Detaylar: resmi site

Budapeşte Merkez Hali:

Sadece bir pazar değil, Macar kültürünü, lezzetlerini ve günlük yaşamını deneyimleyebileceğiniz canlı bir merkez. Pazartesi 17:00, diğer günler 18:00'de kapanıyor, Pazar günleri ise tamamen kapalı oluyor.

Zemin katta taze sebze-meyve, et ve şarküteri ürünleri (örneğin meşhur kolbász sosisleri) paprika (toz, kurutulmuş, tütsülenmiş türleri), bal, turşular, Macar peynirleri gibi ürünler satılıyor.

Yemek alanı olarak kullanılan üst katta fast food tarzı ama otantik lezzetlerden lángos, gulyás çorbası, töltött káposzta gibi yemekler bulunuyor. Ayrıca turistik hediyelik eşya dükkanları: Macar dantelleri, kuklalar, paprika paketleri, geleneksel seramikler satıyorlar.

Daha çok yerel halkın alışveriş yaptığı bir kat olan bodrum katında balıkçılar ve turşucular bulunuyor.

Her yerde kredi kartı geçerli olmayabiliyor, nakit ihtiyacınızın olabileceği bir yer. Fiyatları biraz turistik bulduğum için burdan alışveriş yapmamayı tercih ettim ancak yerel halka karışmak ve otantik atmosferi yaşamak için mutlaka görülmeli.

Budapeşte Merkez Hali'ne gidip gitmemeyi bu videodaki görüntüsüne bakarak karar verebilirsiniz.

Liberty Köprüsü:

Pest tarafındaki, Budapeşte Merkez Hali'ni; Buda tarafındaki, Gellért Tepesi ve Gellért Hamamı'na bağlayan yeşil köprü. Kulelerin tepesinde, Macar kraliyet armasını taşıyan Macar mitolojisinde kutsal bir kuş olan Turul kuşları bulunuyor. Yayalara ve araçlara açık. Budapeşte'nin ikonik sarı tramvaylarının geçişiyle harika manzaralar yakalanabiliyor ve özellikle yazın özel etkinlikler için araç geçişine kapatılabiliyor. Köprünün uçlarına oturarak ve arkadan geçen tramvayları da almaya çalışarak çekilen fotoğraflar çok hoş oluyor ancak yine zaman zaman bunun engellenilmesi için önüne demir korkuluklar eklenebiliyor. Mesela Ağustos Festivali sırasında kapatıldığı için ben bu pozu çekememiştim. Gellert Tepesi'ndeki fotoğraflık balkonlardan da köprünün yukardan güzel fotoğrafları çekilebilir.

Gellért Tepesi:

Buda tarafında, şehrin en iyi panoramik manzarasına sahip tepe. Yokuş biraz yorucu ama tüm Budapeşte ayaklarının altında ve yol üzerinde fotoğraflık balkonlar var. Tepe üzerinde Macar halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için dikilmiş elinde palmiye dalı tutan kadın Özgürlük Anıtı'nı, Gellért Heykeli'ni, Avusturyalıların yaptırdığı savunma yapısı Sitadella (Kale kalıntıları)'yı görebilirsiniz.

Gellért Hamamı’nın yanından başlayan merdivenleri takip ederek 20-25 dakikada ya da tepeye kadar çıkan 27 numaralı otobüsle çıkabilirsiniz.

Gellért Hamamı:

Mozaik kaplı havuzlar, termal banyolar, jakuziler, saunalarla Budapeşte’nin en estetik kaplıcası. Kadın ve erkek bölümleri ayrı, ancak karışık günler de var. Giriş: 7.000-10.000 HUF (yaklaşık 18-25€).

Budapeşte'nin Termal Kaplıca Kültürü:

Budapeşte, "Termal Kaplıcalar Şehri" olarak biliniyor ve dünya üzerindeki en zengin termal su kaynaklarına sahip başkentlerden biri. Şehirde 100’den fazla termal kaynak var.

Bunlardan en estetik olanı Gellért Hamamı'ndan ve en büyük olanı Széchenyi Termal Hamamı'ndan bahsettim. Daha az bilinen diğer seçenekler ve dikkat etmeniz gereken detaylardan da şimdi bahsedeyim.

16. yüzyıldan kalma Osmanlı döneminden kalma tarihi bir Türk hamamı olan Rudas Hamamı, Cam kubbeli çatıdan şehri gören termal havuzu ile meşhur. Erkek - kadın - karışık günleri farklı, gitmeden kontrol etmeyi unutmayın. Giriş: 5.000-10.000 HUF (13–25€)

Ev sahibimin önerdiği, daha çok yerlilerin tercih ettiği Lukács Hamamı ise fiyat-performans açısından güzel bir seçenek. Giriş: 4.500-7.000 HUF (11–18€)

Eğer kaplıca deneyimleme gibi bir fikriniz varsa mutlaka mayo ve havlunuzu yanınızda taşıyın, kiralanabiliyor ancak fiyatlar yüksek. Terlik, bazı havuzlarda zorunlu olduğu için bone, su geçirmez poşet veya çanta da hayat kurtarıcı olur.

Sabah erken saatler hem kalabalıktan kaçmak hem de fotoğraf çekmek için daha iyi olur. Kadın-erkek günlerinin olduğu yerlerde gitmeden araştırmayı unutmayın. Kalabalık sezonlarda da mutlaka rezervasyon yapın.

Margaret Adası:

Tuna Nehri üzerinde yer alan yemyeşil, huzurlu ve araç trafiğine kapalı bu adada; adanın ismini aldığı Azize Margaret'in yaşadığı Dominiken Rahibeleri Manastırı, Francisken Manastırı kalıntıları, Antik Orta Çağ kilise ve kule temelleri gibi tarihi kalıntılar, bakımlı yeşil alanlar, çiçek bahçeleri, gölgeli yürüyüş yolları, koşu yolu, termal ve yüzme tesisleri, açık hava tiyatrosu, hayvanat bahçesi bulunuyor.

Girişte saat başı klasik ve popüler müzik eşliğinde ışık–su gösterisi sunan Müzikli Fıskiye; Vivaldi, Queen, hatta Ed Sheeran'dan eserlerle gösteriler yapıyor.

Gül Baba Türbesi:

Budapeşte’de Osmanlı döneminden günümüze kalan en önemli İslami miraslardan biri. Türbe, küçük bir sergi salonu, bahçe ve gül terası ile birlikte bir kompleks şeklinde ücretsiz ziyaret edilebilir.

Macaristan'daki Osmanlı'dan Kalan Diğer İzler

Budapeşte'de Budin Beylerbeyi Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan en iyi korunmuş Osmanlı Hamamı; Rudas Hamamı dışında şuan restorasyonda olan Király Hamamı da mevcut.

Macaristan'ın diğer şehirleri olan Pécs'te Yakovalı Hasan Paşa Camii ve Minare, Eger'de Osmanlı Minaresi (cami yıkılmış, minare duruyor), Siklós'ta Osmanlı döneminden kalma hamam ve cami kalıntıları, Szigetvár'da Kanuni Sultan Süleyman’ın son günlerini geçirdiği kale ve türbe yeri de Osmanlı'dan kalan diğer izler.

Budapeşte'de Mutlaka Yapılması Gerekenler

  1. Tuna Nehri Turu: Şehir zaten nehir etrafına kurulu olduğu için görülecek şeylerin çoğunluğu tur sırasında görülebilir. Buda ve Peşte'yi birbirine bağlayan ikonik köprüler, Buda Kalesi, Balıkçı Tabyası, Parlamento Binası, Gellert Tepesi ve dahası. Turlar yemekli / içecekli, sabah, günbatımı ya da akşam turları olarak farklı fiyatlarla mevcut. Manzara açısından günbatımı ya da akşam turları daha mantıklı olur.

2. Tramvay 2 Rotası: Dünyadaki en güzel manzaralı tramvay hatlarından biri olan Budapeşte’nin tramvay 2 hattı (Villamos 2) Tuna Nehri kıyısından, Pest tarafı boyunca ilerliyor ve şehrin çoğu simgesel yapısını görme şansı veriyor. Margaret Köprüsü yakınından harekete başlıyor ve Parlamento Binası önünden kıvrılarak geçiyor. Daha sonra karşı kıyıdaki Buda Kalesi ve Balıkçı Tabyası manzaralarıyla Zincirli Köprü ve Gresham Sarayı arasından, Elizabet Köprüsü, Gellert Tepesi ve Özgürlük Köprüsü ve Merkez Hali görebileceğimiz bir rota ile devam ediyor.

3. Sokak Sanatı Avı: Yahudi Mahallesi ve 7. bölge (Erzsébetváros) civarında duvarlarda rengarenk grafitiler, gizli pasajlar, sokak sanatı galerileri var.

4. Ruin Bar Deneyimi

5. Termal Hamam Deneyimi

Budapeşte Yürüme Rotası

Yeni bir şehri keşfederken özellikle seyahatimin başladığı o ilk gün yol yorgunu olabileceğim ya da yolda neler olacağını asla kestiremeyeceğim ve saat kaçta ulaşacağımın belli olmaması sebebiyle rezervasyonlu, biletli bir plan yapmaktansa daha sakin, şehri tanıma ve yerel hayata atılma amaçlı bir tur yaparak değerlendirmeyi tercih ederim. Haritalara bile bakmadan sadece sokak tabelalarını takip ederek, kaybolarak, farklı sokaklara girerek, görülecek yerlerin büyük bölümünü de içine alan bir yürüyüş rotası planlamaya çalışırım.

Budapeşte'de sadece havaalanından merkeze gelirken ve Budapeşte'den kalkan otobüsüme binmek için otogara giderken toplu taşıma kullandım. Yani yürüyerek gezmenin oldukça mümkün olduğu bir şehir.

1 Günlük:

Görülecek tüm yerleri çok koşturmadan görebilmek ve özellikle sıcak yaz günlerinde sıcaktan olabildiğince kaçabilmek için güne erken başlamak oldukça mantıklı olur. Gün doğumunda Balıkçı Tabya'sında olursanız kalabalık yokken fotoğraf ve videolarınızı çekebilir Buda Kale Kompleksi ile devam edersiniz. Daha sonra Zincirli Köprü'den geçer, Aziz Stefan Bazilikası'nı görür Andrássy út boyunca yürüyüş yaparak yukarda da verdiğim sıra ile Opera Binası, Kahramanlar Meydanı ve Vajdahunyad Kalesi'ni gezip Şehir Parkı'nda soluklanırsınız. Opera Binası sonrası bariz bir görülecek yer olmadığı için ordan Şehir Parkı'na ya da Şehir Parkı dönüşünde yolunuza toplu taşıma ile de devam edebilirsiniz. Sonraki durağınız Yahudi Mahallesi ve Váci utca; yukarda buralardaki görülecek yerlerden bahsetmiştim. Daha sonra Budapeşte Merkez Hali'ni gezer ve Liberty Köprü'süyle karşıya geçersiniz. Gün batımı için Gellert Tepesi'ne ulaşırsınız.

Haliniz kaldıysa Buda tarafındaki Tuna Nehri boyunca yürüyüşe Margaret Köprüsü'ne kadar devam eder, köprüden Peşte'ye geçer ve Parlamento Binası'nı ışıklar açılmışken yakından ve Tuna Nehri karşısından da görürsünüz. Böyle bir rota Budapeşte'de sadece bir günü olan biri için en mantıklı seçenek olur. Tabii Parlamento Binası'nı gündüz görmeyi de ihmal etmeyin. (Tam anlamıyla sadece bir tam gününüz varsa Zincirli Köprü'den sonra Parlamento Binası'na gider, Aziz Stefan Bazilikası ve Opera Binası sonrası toplu taşıma kullanırsınız. Yürüyerek vakit kaybetmemiş olursunuz.)

2-3 Günlük:

Budapeşte'de 2-3 gününüz varsa şehirdeki ilk tam gününüzde; şehir içinde Yahudi Mahallesi sokakları ve Váci utca çevresinde yürüyüş yaptıktan ve Parisi Pasage Restoran'ı atmosferi için deneyimledikten sonra Buda Kale Kompleksi ve Balıkçı Tabyası'nı detaylı gezip günü Balıkçı Tabyası'nda batırabilir ve daha önce bahsettiğim gibi Parlamento Binası'nı hem nehir karşısından hem de yakınından akşam ışıkları açıkken görebilmek için, Zincirli Köprü'nün Buda tarafından başlayıp Tuna nehri boyunca yürür ve Margaret Köprüsü ile karşıya geçerek Parlamento'ya ulaşırsınız. (Yürümeyi sevmeyenler Parlamento'yu nehrin karşısından gördükten sonra Margaret Köprüsü'ne kadar devam etmeden geri dönüp Zincirli Köprü ile karşıya geçebilir ya da Parlamento'yu yakından görme işini ayrı bir zamana planlayabilir. Ben nehir kenarında yürümeyi sevdiğim için bu rotayı hem gündüz hem akşam yani iki kez yaptım.)

Ertesi gün ise Aziz Stefan Bazilikası'nı gezdikten sonra Andrássy út boyunca yürüyüş yaparak yukarda da verdiğim sıra ile Opera Binası, Kahramanlar Meydanı ve Vajdahunyad Kalesi'ni gezip Şehir Parkı'nda göl kenarında kale manzarası ile soluklanabilir ve yolunuza daha iç sokaklardan devam ederek ve şehri tanımaya çalışarak New York Kafe'ye ulaşabilirsiniz. (En azından ben öyle yaptım, dönüşte toplu taşıma da kullanılabilir.) New York Kafe'de gün içinde sırada bekleyen sadece birkaç kişi oluyor ancak birilerinin kalkmasını bekliyorsunuz. Daha sonra gündüzleri bir kafe olarak işletilen Harabe Barları gezebilirsiniz. (Akşam üstü hareketlenmiş hali ile görmek isteyenler buraları gezmeyi erteleyebilir.) Girip oturmadan gezmek oldukça anlaşılabilir bir durum. Aynı şekilde bu başlık altında görülmesi gereken yerler arasında oldukları için ayrıca bahsettiğim Parisi Pasaj Restoran ve New York Kafe'de de oturmadan görülüp çıkılabilir. Yahudi Mahallesi'nde yukarda belirttiğim yerleri görerek yolunuza Macar Ulusal Müzesi, Ervin Szabo Kütüphanesi ve Budapeşte Merkez Hali şeklinde devam edebilir ve Liberty Köprüsü ile karşıya geçip Gellert Tepe'sinde gün batımını izleyebilirsiniz.

Ertesi gün Parlamento Binası'nı gündüz de görebilmek için bahsettiğim rotayı tekrar yapabilirsiniz. Budapeşte'nin ünlü manzaralı tramvay rotası olan Tramvay 2'ye binip manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Şehir içinde tur atabilir ünlü restoran ya da manzaralı rooftopları deneyimleyebilirsiniz. Gün batımında ise yemekli ya da içecekli Tuna Nehri turlarına katılıp şehrin güzelliğine bir de nehrin üstünden şahit olabilirsiniz.

20 Ağustos: Aziz Stefan Günü

Budapeşte'nin birkaç tane ulusal bayramı var ve o günlerde şehri festival havası bürüyor.

Ben normalde de seyahat tarihlerimi gideceğim yerin yerel bir festivaline getirmeyi çok seven biriyim ancak 1 aylık bir Avrupa turu planlayınca bu tarz etkinliklere denk gelmesini de sağlayacak kadar esnek olamayacağımı düşünüp hiç araştırmamıştım ama şans benden yanaydı.

Budapeşte'de balkon manzarasına bayılıp hemen tutmak istediğim evimin sahibi ile fiyat üzerinde konuşurken bana geleceğim tarihlerin hem spor müsabakaları hem de ulusal bayram olması sebebiyle yaz aylarının bile en yüksek sezonu olduğunu söyleyip çok fazla indirime gidemeyeceğini ama yine de bir miktar indirim yapabileceğini söylemişti. (pazarlık yapmadan asla ev tutmayın, en yüksek sezonda bile indirim kapabilirsiniz.)

Böylece Budapeşte'nin en önemli bayramlarından birine denk gelebildiğimi öğrenip hem çok mutlu olmuş hem de bir tık gerilmiştim. Çünkü bu tarz festivaller size yeni kapılar ve yapılacak şeyler sunsa da bazı kapıları kapatır ve kalabalık sebebiyle düzensizlikler de oluşabilir.

Ancak gerilmeye hiç gerek yokmuş çünkü çok bariz bir olumsuzluk yaşamadım ve aşırı aşırı bir kalabalık yoktu bence. Sadece güvenlik sebebiyle Özgürlük Köprüsü'nün önü kapatılmıştı ve üstüne çıkıp oturmayı - doğal olarak o klasik pozu vermeyi - engelliyordu. Ya da Kahramanlar Meydanı ekranlar ve koltuklarla doldurulup kapatılmıştı, uzaktan görmek zorunda kalmıştım. Ama bir yandan Şehir Parkı yemek ve hediyelik stantlarıyla doldurulmuş harika bir festival havasına bürünmüştü. Kale Kompleksi'nde her gün başka bir etkinlik vardı ve yine stantlar açılmıştı. Aziz Stefan Bazilikası önünde askeri geçit töreni izleme şansım oldu. Zincirli Köprü tamamen araç trafiğine kapandı ve sadece yayaların yürüyebileceği bir köprü haline geldi. (Bu fotoğraf çekmek isteyenler için çok iyi bir gelişme sayılmaz ama köprünün detaylarını inceleyebilmek için harikaydı.) Müzeler ücretsizdi ve videodaki muhteşem kutlama gerçekleşti.

2025 yılı program detaylarını da sizin için araştırıp derledim:

Budapeşte, benim 1 aylık normal boyutta bir sırt çantasıyla çıktığım Avrupa Turu'nun ilk durağıydı. Bu sebeple Budapeşte'ye uçtum ama burdan sonrasında hep kara/demiryolu ile yolculuğuma devam ettim. Budapeşte'den Viyana'ya geçerken otobüs tercih ettim.

Aslında Budapeşte'ye yakın birkaç şehir ya da kasabayı da turuma günübirlik de olsa dahil etmeyi düşünmüş ve o rotaları araştırıp planlamıştım ancak çok dallandırmadan gezmenin bu seferlik daha mantıklı olacağı kararıyla oralara gitmeyi erteledim. Gittiğim yerlere tekrar tekrar gitmeyi, yeni yerlere gitmek kadar çok seven biri olduğum için bir sonraki seyahatimde diğer şehir ve kasabaları da dahil ederek daha detaylı bir planla gezmeyi daha mantıklı buldum.

Şimdilik Budapeşte ile ilgili söyleyeceğim her şey bu kadar, Instagram'da yaptığım paylaşımları kontrol etmeyi ve sorularınız varsa yorumlarda sormayı unutmayın. Eklemediğim konular varsa bu yazıyı da güncellerim.

Viyana Seyahat Rehberi'nde görüşmek dileğiyle. Mutlu Seyahatler, Seyahatolojistiniz.